Vişnap

Merhabalar.
Bugünün tarifi işkembe sote.Salt işkembe ne bir nohut ne bir başka sebze bakliyat katmadan direk işkembeyi pişirdim bol soğan biberle çokça acı kattım ve sonuç nefis oldu.

Oldu derken tabii işkembeyi seven her hali ile sofranın baş taçı yapar sık sık yer verir kendisine.
Siz sevmeyenler de sevin,sevenler sevmeyenlere sevdirin bu nefis sakatatı diyor ve tarife geçiyorum.
Malzemeleri:
1 Kg dana işkembe
1 Yemek kaşığı tereyağ
Yarım çay bardağı fındık yağı
2 Adet orta boy kuru soğan
5/6 Adet yeşil biber
1 Adet kırmızı kapya biber
1 Adet orta boy domates
1 Tatlı kaşığı acı kırmızı pul biber
1 Tatlı kaşığı acı biber salçası
1 Su bardağı işkembe suyu
1 Tatlı kaşığı tuz
Tarifi:
Sakatatcıdan veya kasaptan aldığımız temizlenmiş işkembeyi bir kaç su yıkayalım.El büyüklüğünde parçalara kesip düdüklü tencereye alalım.Üzerini bir iki parmak geçecek kadar soğuk su koyup yaklaşık bir,bir buçuk saat arası pişirelim.
Ilındığında işkembeleri iri kuşbaşı doğrayalım.

Orta boy yayvan tencereye tereyağı ve fındık yağını alıp eritelim.İçine kabaca doğradığımız biberleri ve kuru soğanları atıp karamelize olana kadar kavuralım.Baharatları ve tuzunu ilave edelim.Salçasını katıp berabere kavuralım.Doğradığımız işkembeleri ve kabaca doğradığımız domatesi de alalım tencereye bir iki çevirip kavuralım.

Üzerini az geçecek kadar işkembenin suyundan ilave edelim.Kapağını kapatıp kısık ateşte pişirmeye devam edelim.İşkembeler lokum kıvamında yumuşaklığa ulaşınca ve suyunu hafif çekince ateşin altını kapatalım.Şayet işkembe sotenin daha sulu olmasını isterseniz suyunu fazlaca koyabilirsiniz.Ve sıcak olarak servise sunalım..

Not:İşkembenin kalan suyunu aman atmayalım.Çok güzel unu kavurarak bir kaç diş sarımsak ilavesi ile bir nevi yalancı işkembe çorbası yapılır.
Ben kalan işkembe suyunu dondurucuya kaldırdım ve ilerleyen günler de değerlendireceğim.
SEVGİLERİMLE..





Merhabalar.
Bugün günlerden pazar,işler şöyle dursun ben bir poğaça yapsam düşüncesi ile mutfağa gittim.İç malzemesi ne li olsa derken öyle peynirle maydanozla filan uğraşmak istemedim.

O an tezgahta duran zeytin ezmesini gördüm.Aldığım bir ay olmuştur daha kapağını açmadım.
Ve nihayet açtım poğaçalar için açtım biraz zorlandım kapağı açarken.
Zaten ben de kuvvet pek olmadığından hep zorlanırım kavanoz kapaklarını açarken:)
Büyük bıçaklar hep yardımcı olmuştur kavanoz kapak açılımlarında bir gün öyle denerken elimi kesmişliğimde olduğundan mümkün mertebe dikkat ederim.

İçine hamuruna kattım zeytin ezmesini renkleri ondan koyu lezzetleri ise on numara beş yıldız kıyır kıyır oldular.

Hele kekik o kekik yok mu o kekik nefis aroması ile iyice hissettirdi kendini poğaçalarımın yüzünü benim midemi tebessüm ettirdi.
Malzemeleri:
125 Gr soğuk margarin
Yarım çay bardağı zeytinyağı
1 Yemek kaşığı dolusu kıkırdak püresi "opsiyonel"
Yarım çay bardağı soğuk su
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Yemek kaşığı sirke
2 Yemek kaşığı zeytin ezmesi
1 Adet yumurta "akı içine sarısı üzerine"
2 Tatlı kaşığı kekik "1 tatlı kaşığı kekik üzeri için"
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "2,5 -3 su bardağı kadar"
Tarifi:
Hamur yoğurma kabına yumuşak margarini,zeytin yağını ve rondodan geçirdiğimiz kıkırdak püresini ve unun yarısını eleyerek alıp yağlar ile unu özleşene kadar yoğuralım.

Üzerine yumurta akı,soğuk su,tuz,toz şeker,sirke ve kabartma tozunu ilave edip kalan diğer unu da kontrollü olarak eleyerek bir yandan katıp bir yandan yoğuralım.Hamurun kıvamı ele yapışmayacak yumuşaklıkta olacak.En son olarak 1 tatlı kaşığı kekik ve 2 yemek kaşığı zeytin ezmesini ilave edip hamura yedirene kadar yoğuralım.Üzerini örterek yarım saat kadar dinlendirelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.Poğaça hamurundan cevizden büyük mandalinadan küçük parçalar koparıp yuvarlayarak üzerlerine bastırmadan tepsiye dizelim.

Üzerlerine yumurta sarısı sürelim.İsteğe göre susam,çörek otu veya kekik serpelim."Ben yarısına susam diğer yarısına kekik serptim her hali de gayet güzel lezzetli oldu."

180 Derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp alt üst kızarana kadar pişirelim.
Not:
Kıkırdak yağını daha önce kuyruk yağı eritip kalan kıkırdakları donunca rondodan geçirip püre olarak kapaklı kavanozda muhafaza ediyorum.
Ben tadını lezzetini çok seviyorum.Hele sahanda yumurta pişirirken bir tatlı kaşığı ilave ettiğimde lezzetine doyamıyorum.
Demem o ki illa şart değil içine kıkırdak yağı katmanız her ev de olmayabilir.Yerine 125 gr olan yumuşak margarine bir yemek kaşığı daha ilave edilir şayet o da istenirse.Yağ miktarı kıyır olmasında çok etken oluyor.
SEVGİLERİMLE..





Merhabalar.
Hamsilerin orta kılçıkları dahi alınmışken ben onları en güzel en en lezzetli hali ile nasıl pişireyim dedim kime mi dedim?Elbet kendime zira hazırlayan ben pişirecek olan benim:)

Fırın tepsisini aldım tereyağ ile yağladım.Sebzeleri başladım kesip doğramaya,bu arada bir gözüm fırında pişen nefis portakallı çikolatalı kekte.
Arada bakıyorum her şey yolunda düzgün gidiyor iken bir ara burnuma hafiften yanık kokusu geldi.Bir baktım fırına aman Allah'ım benim nazik uslu kekim nasıl kabarıyor kabarıyor dayanamayıp isyankar olup atmış kendini kalıptan dışarı sığmayınca kalıbına:)Fırının içine doğru kenarından akıyor akıyor akıyor.Ben karşısında sadece seyrediyor seyrediyorum açamam ki fırın kapağını çökme tehlikesi var ya hani keklerin.!
Ahh bir hızını alamadı gitti.Derken geçti isyanları duruldu ve bana çıktı mı bir sürü iş fırın temizliği.
İşte bu noktada ben de bir isyan havaları göründü tıpkı bulutlu havalar gibi de kime neye isyan edeceğim kendime mi,keke mi.?

Kek bu arada pişti kalıbında soğuyor.Fırın soğudu ve hemen temizledim balıktan önce zira az sonra yine bana lazım olacak,ertelemek olmadı o yüzden:)
Cafeden istediler uzun zaman olmuş ben onlara kek filan yapmıyor muşum özlemişler kekimi:)
Malzemeleri:
600/700 Gr hamsi "ayıklanıp temizlenmiş"
1 Adet portakalın suyu
Yarım adet portakalın dilimleri
1 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet orta boy kırmızı soğan
3 Sap taze soğan
1 Adet orta boy havuç
5 Adet baby patates veya "1 adet orta boy"
5 Adet çeri domates
4 Adet kornişon turşu
1 Adet kırmızı kapya biber
3 Adet yeşil biber
Çeyrek demet maydanoz
Çeyrek demet dereotu
3 Yemek kaşığı tereyağ
1 Tatlı kaşığı tuz
Baharatlar istenilen miktar
Top kekik,garam masala,cajun,kepse,karabiber,acı toz kırmızı biber,tarçın,kırmızı pul biber
Tarifi:
Hamsilerin kafalarını koparıp atalım.Duru suyu çıkana kadar bol suyla yıkayalım.Süzgeçe alalım hafif tuzlayalım ve orta kılçıklarını kuyrukları ile beraber çıkartalım.

Sebzelerin ve portakalın kabuklarını soyup saplarını keselim,kornişonları bir kaç parçaya keselim.Diğer sebzeleri de istenilen boyda keselim.Bunları harmanlamak için geniş bir kaseye alalım.Üzerlerine tuzunu ve istediğimiz miktarlarda baharatları katıp alt üst ederek karıştıralım.10/15 dakika kadar bekletelim ki sebzeler baharatların aromaların içlerine çeksinler.

Fırın tepsisini tereyağın bir kısmı ile yağlayalım.
Tabanına bir sıra sebzeli karışımdan alıp eşit olarak
yayalım.Üzerlerine bir sıra hamsileri tam açarak ve derili kısımları yukarı gelecek şekilde aralıksız "pişince küçülüp aralıklı kalmasın sebzeler"üst üste dizelim.Tekrar hamsilerin üzerlerine kalan diğer sebzeleri dizelim.Diğer hamsileri de sebzelerin üzerlerine kapatalım.

Sebzelerin bir kısmını da hamsilerin aralarına serpiştirelim ki piştiğin de bakınca içinde ne olduğu anlaşılsın gizli kalmasın o güzelim sebzeler.

Üzerlerine tereyağını aralıklı olarak koyup bir çay bardağı su ve bir adet portakal suyunu ilave edelim.Üzerini yağlı kağıt ile kapatalım.Ön ısıtma yaptığımız 200 derece ısılı fırında hamsiler ve sebzeler pişene kadar patatesler havuçlar da yumuşadığında üzerinde ki yağlı kağıdı alıp beş on dakika da bu şekilde fırınlayalım yemeğimizin üzeri hafif kızarana kadar yeterlidir.

Fırında portakallı baharatlı hamsi pilakimizi soğutmadan sıcak olarak yanında güzel bir yeşil salata ile servise sunalım.
SEVGİLERİMLE..











Merhabalar.
Bugün yaptığım Edirne Yaprak Ciğerin malzemesi az tarifi kısacık.

Başlangıç yazım umarım uzun olmaz.Az ve öz yazarım diye geçtim pc'in başına artık ne kadar yazarım ne kadar söylenir de rahatlarım bilmiyorum.

Bugünler de nette gezindikçe çoğu sitelerde bloglar da habire bana ait fotoğraflarımın çalınıp kullanıldığını görünce nasıl çok üzülüyorum tarifi imkansız.Sanki elimden evimden çocuğumu çalmışlar gibi öfkeye isyana kapılıyorum.

Bloğum benim ve sizlerin blogları hepimizin çocuğudur.
Ben böyle görüyorum.

Saygısız "EMEK HIRSIZLARI" sizler elinizi,kararmış ruhlarınızı,nasırlaşmış kalplerinizi,kötü emellerinizi lütfen bloğumdan uzak tutun.Sizler siz "EMEK HIRSIZLARI" gelip benim pişirip emek verdiğim tarifimin fotoğrafını 2 saniyede kopyala al bloğuna yapıştır kendin çekmiş gibi fotoğrafımı yayınla utanmaz arlanmaz Allah'tan korkmaz kul hakkından çekinmez izansızlarsınız.

Bloglarımıza hepimiz iyi kötü elimizden geldiğince emek veriyoruz.
Hatta bazı günler günün büyük çoğunluğu mutfakta,bilgisayar başında ve fotoğraf çekimlerin de geçiyor.Yeri geliyor sandalye tepelerine dahi çıkıp fotoğraf çekeceğiz diye kendimizi paralıyoruz;neden çünkü kaliteli fotoğraf çekimi kaliteli yazı için.Tarifimi yazdıktan sonra kaç kere baştan sona dönüp dönüp okuyorum aman imlâ harf hatası olmasın diye.

Hani Türk Milleti çalışkandır,dürüsttür,doğrudur,saygılıdır.İşte ben bu nokta da çok çelişkiye düşüyor ve güzel ülkemden dahi buz gibi soğuyorum kendini bilmezler yüzünden:( Demek istiyorum ki bunu yazarken dahi ben kendi adıma çok hicap duyuyorum 

Hani Müslüman ülkeyiz hani hepimizin için de bir Allah korkusu vardır.! Bu söylemler kimler için hepimiz için değil mi?

Başkasına ait olan habersiz alınmaz dendi bize hep.Ve çok şükür bizler böyleyiz de bunları ihlal edip Allah korkusu bilmeyen bir avuç kendini bilmezler yüzünden neden ben bunları yazmak zorunda kalıyorum.Neden bu emek hırsızları kul hakkından korkmazlar neden cennet cehennem olayını hiçe sayarlar işte benim aklım bunu almıyor.
Bununla yetiştirildik bu nasihatlar ile büyüdük bizler.

Ben artık bugünler de iyice şüpheye düşer oldum.............!! Burada susayım susmam gerek çünkü yazmaya devam edersem yazımın gidişatı iyiye gitmeyecek biliyorum ve daha kötü sözler çıksın ağzımdan istemiyorum bir kaç kendini bilmez için.! 

Ve son olarak diyeceğim şudur ki sizin gibi "EMEK HIRSIZLARINA" en ufak hakkım dahi haram zıkkım olsun ve her iki cihanda bu yaptığınızın cezasını fazlasıyla yaşayın sizlere yaşatsın yüce Rabb'im en kısa zamanda.
&
Dünya adaletsiz çocuk.!
Dünya zorba.
Elbet eşitleneceğiz o gün kıyamda.
Bu kekeme,toz ve duman sözlerimi iyi belle.!
Nazım Hikmet
&

"Edirne Yaprak Ciğer"

Malzemeleri:
500 Gr kuzu ciğeri veya "dana"
Bol sıvı yağ
Un
Top kekik,acı kırmızı pul biber,tuz
Tarifi:
Sakatatcıya Edirne yaprak ciğeri yapacağınızı belirtin ve ciğeri yaprak yaprak ince kesmesini rica edin.

Derin tavaya bol sıvı yağ "ciğerler kızarırken her yanı yağın içinde kalıp içinde yüzecek" koyup iyice kızdırın.Tepsiye unu koyun ve her bir yaprak ciğeri tek tek önlü arkalı una bulayıp tel süzgece alın fazla unlarını silkeleyin.Kızan yağa porsiyonluk olarak ciğerleri tek tek atıp delikli kevgirle bir iki karıştırıp en fazla bir kaç dakika kızgın yağda tutup hemen tabağa alın.

Diğer ciğerleri de bitene kadar aynı şekil de bol kızgın yağda peyderpey kızartın.Asla tavaya fazla ciğer koyup yağın soğumasına izin vermeyin.

Ciğerleri kızarttıktan sonra aynı yağın için de isteğe göre ki bence kızartmayın ya da normal biber kızartın.Ben chili biber kızarttım acısından zor çok zor yedim,yemeseydin demeyin yemesem aklım kalacaktı.Yedim ağzım dilim yanmak az kalır kavruldu kavruldum:)

Servis tabağına aldığımız ciğerlerin üzerine tuz ve baharatlarını serpip ister sıcak ya da soğuk meze olarak ikram edelim.
Rabb'imin karşınıza dürüst düzgün insanlar çıkartması dileğimle sevgiler sevgiler.













Merhabalar
Dün gece canım aniden kek istedi,saate baktım saat 21.20 ve duraksadım bir an acaba.!
Yapsam mı diye düşünmem ile kalkıp mutfağa gitmem arasın da 5 dakika geçmemiştir.Zira biraz daha düşünsem biliyorum ki anın da vazgeçerim.Bu sefer vazgeçmemek adına unları yumurtaları aldım ve çırpma kabına yumurtaları kırdım bile.Artık daha istesem de geri dönüşüm yok:)

Çok güzel kek oldu kabardı kalıba yapışmadı kısaca gece gece beni hiç üzmedi,üstelikte kendisine hiç özenmedim.
Malzemeleri:
2 Adet orta boy yumurta
1 Su bardağı toz şeker "200 gr"
1 Çay bardağı fındık yağı
1 Çay bardağı sulu yoğurt
1 Çay bardağı ılık su
1 Çay bardağı ince doğranmış kuru incir
1 Tatlı kaşığı tarçın "tepeleme"
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "koyu boza akışkanlığında"
Tarifi:
Kek pişirmeye başlamadan önce kullanacağımız malzemelerin oda ısısında olması gerekiyor.
Kuru incirleri tavla zarı boyunda kesip kaseye alalım.Üzerine ılık su döküp 5/10 dakika kadar bekletip yumuşamasını sağlayalım.

Kek kalıbını yumuşak margarinle yağlayıp un serpip her yana yayılmasını sağlayalım.Fazla gelen unları kalıbı ters yüz ederek silkeleyelim.

Karıştırma kabına yumurtaları kırıp üzerine toz şekeri ilave edip şeker eriyene kadar çırpalım.
Sulu yoğurt,fındıkyağı ve ılık suyu ilave edip çırpmaya devam edelim.
Tarçını katalım karıştıralım,unu eleyerek kontrollü olarak bir yandan çırparak ilave edelim.

Ilık su da beklettiğimiz kuru incirleri una bulayıp eleyerek kek karışımına katalım.Kabartma tozunu eleyerek ilave edelim.

Bu aşamada kaşıkla alttan üste doğru karıştırıp incirlerin her yana eşit dağılmasını sağlayalım.Kek harcımızın kıvamı koyu boza akışkanlığında olacak.
Kalıba döktüğümüz harcın eşit dağılması ve hava kabarcıklarının çıkması için tezgaha hafifçe bir kaç kere vuralım.

165 derece ısıya ayarladığımız soğuk fırına atalım.Kabarmaya başladığında gerekirse fırın ısısını 170 dereceye çıkaralım.Çöp şiş testinden sonra kuru çıkınca dışarı alıp nihale üzerinde ilk sıcağının çıkmasını bekleyip daha sonrası servise sunalım.
SEVGİLERİMLE..






Merhabalar.
Bugün nefis bir kurabiye yaptım.Üstelik hiç aklımda dahi yoktu.Benim düşüncem bugün arkadaşımla Üsküdar'a gitmekti.

Sabah erken uyandım baktım hiç havam da değilim hiç istek yok içimde vazgeçtim.Yapacak işlerim var ben de iş yapma isteği de yok,bugün yoklar dünyasında geziyor ruhum.
Ne iyi gelir gönlü sıkkın ruhuma tabii ki mutfak.Ve gittim mutfağa hamur mayaladım.O mayalandı kocaman oldu tezgahın sol köşesine koydum artık yarına sanırım bekleyince hamura her hangi bir şey olmaz olursa da canı sağolsun.Olmazsa o muhteşem kabarık hamurdan yarın elbet güzel lezzetler yaparım.

Gelelim bugün yaptığım sevgili caniçimmm misketlimonu Hülya'mın tarifine offff nasıl güzel oldu anlatamam mutlaka yapmanızı tavsiye ederim çılgın gibi yeniyor yeniyor tabağın dibi görünür vallahi insan kendini frenlemese.
Malzemeleri:
150 Gr tereyağ
Yarım çay bardağı fındık yağı veya sıvı yağ
1 Adet yumurta "sarısı içine akı üzerine"
2 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı tuz
2-3 Su bardağı un
1 Yemek kaşığı sirke
1 Su bardağı ince çekilmiş ceviz içi
1 Paket kabartma tozu
Tarifi:
Hamur yoğurma kabına yumurta akı,susam ve ceviz içi dışında yumuşak tereyağı,fındık yağı,yumurta sarısı,sirke,toz şeker,tuzu,kabartma tozunu alalım.

Unun yarısını eleyerek ilave edip bir yandan yoğurmaya başlayalım.Diğer kalan unu da eleyerek ve azar azar kontrollü olarak bir yandan yoğurarak ilave edelim.Hamurun kıvamı kulak memesi yumuşaklığında olacak.

Ceviz içini katalım ve hamuru yoğurarak yedirelim.Üzerini örterek 15 dakika dinlendirelim.

Dinlenen kurabiye hamurunu alalım tezgaha ve uzunca rulo yapalım.Bu uzun ruloyu ikiye üçe keselim ve düz tabağa aldığımız yumurta akına her tarafını yuvarlayıp bulayalım.
Diğer tarafta düz tabağa aldığımız bol susam içinde yuvarlayalım rulolarımızı.
Keskin bıçakla birer cm kalınlığında keselim.Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine dizelim ve 180 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırında üzerleri pembeleşene kadar yaklaşık 15/20 dakika pişirelim.Tepsisin de soğutup servis tabağına alalım.

Sonra o servis tabağını masanıza alıp en çok sevdiklerinizle beraber kilo alma olayını düşünmedem yiyin yiyin.Zaten az yiyeceğim deseniz de ne mümkün hatta imkansız bir durum.Yani yapın yapın yiyin yiyelim.Şu uzun kış günlerinin kasvetli havasından ruhumuzu kurtaralım derim.
Canımın içi Hülyammmm yeniden tekrar çok teşekkür ederim bu nefis cevizli kurabiye tarifin için.Sayende mutfağım bir sağlam demirbaş kurabiye tarifine daha kavuştu.
Ve ben her zaman senin diğer tariflerini de tıpkı bu nefis cevizli tuzlu kurabiyen de olduğu gibi bire bir tutan tariflerini gözüm kapalı hiç endişe duymadan yapıyorum.KALP KALP <3 (*) SEVGİLERİMLE.






Dün arkadaşıma taziye ziyaretine gittim.Ben Görele'de iken çok sevdiği eşini sonsuzluğa uğurladı.Malum asrın zalim hastalığı esti evlerinde ve önüne katıp acımasızca aldı götürdü ayırdı sevenlerinden arkadaşımın eşini:(
Rabb'im mekanını cennet eylesin onun ve diğer kaybettiğimiz bütün sevdiklerimizin.

Aşağıda ki nefis ötesi kavrulmuş susamlı kurabiyeler bize ikramıydı ben ve diğer arkadaşlarımız çok beğendik,tarifini aldım bugün de yaptım.Ve sizlerle de paylaşmak istedim diğer lezzet dolu tariflerim gibi.
Malzemeleri:
100 Gr yumuşak margarin
1 Çay bardağı fındık yağı
3 Yemek kaşığı nişasta
1 Adet yumurta
 4 Yemek kaşığı pudra şekeri
1 Paket beyaz susam
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
Tarifi:
Kavrulmamış beyaz bir paket susamı teflon tavaya alıp çok ağır ateşte arada karıştırarak kavuralım.Kenara alalım ılınsın.

Diğer tarafta karıştırma kabına bir adet yumurtayı kıralım.Yumuşak margarini,fındık yağını,nişasta pudra şekeri ve ılınan susamı alalım.

Üzerine elenmiş kabartma tozu ve kontrollü olarak unu eleyerek katıp bir yandan elimizle karıştırıp yoğuralım.Kurabiye hamurunun kıvamı kulak memesi yumuşaklığında olacak.Üzerini örterek yarım saat kadar dinlendirelim hamuru.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim ve hamurdan kabuklu fındık büyüklüğünde parçalar koparıp avuç içimizle yuvarlayarak tepsiye dizelim.

Fırın ısısını 180 dereceye getirip ön ısıtma yapalım.Kurabiyeleri fırına atıp üzerleri hafif pembeleşene kadar pişirelim.Tepsisinde soğutup servis tabağına alıp ikram edelim sevdiklerimize.
Böylesi ufak boyutlu kurabiyelerin olanca lezzeti sanırım çok minik olmalarında.Evet lezzet kıyırlık süper oluyor olmasına da ah o tek tek yapmak biraz sıkıntılı bir durum.Ama ona da çare var alın hamur kabını geçin tv karşısına sevdiğiniz bir kanalı açıp bir yandan seyredin bir yandan yuvarlayıp yuvarlayıp tepsiye dizin hoop atın fırına.İnanın hiç anlamıyor hiç bunalmıyorsunuz.😊

Şimdi bana bir cesaret geldi çok yakında buna benzer nette ne zamandır pek bir revaçta olan benim de pişirmek için aklıma koyup hani sıkılırsam diye yapmadığım meşhur çörekotlu bit kurabiyelerden de yapacağım aynı yöntemle tv karşısına geçip yayılarak.

Bu arada ben ismini asla bit kurabiye diye yazmayacağım.Her kim koyduysa bu ismi bana göre çok itici hiç sevmediğim adından dolayı yemek istemeyeceğim oluşumu yaratıyor bende:)

Var böyle internet ortamında antirifiston acaip isimli tarifler aklıma gelen bunlardan bir diğeri de "sakallı poğaça" hay kim dediyse sizin isim verişlerinizi eşek arısı soksun deyip burada sizlere veda ediyorum hoşçakalın sevgilerimle.






Merhabalar.
Balık balık istiyorum ki her gün balık olsun soframda ama olmuyor işte insan diğer lezzetleri de istiyor.
Balık yazın ne çok hasretini çekiyoruz değil mi?İşte o yüzden balık sezonunda bol bol taze balık yiyelim istiyorum.

Hani dondurucuya koy daha sonra yersin deseler de ben şoklanan balığı asla sevmiyorum.En taze oynayıp kıpraşan balık dahi olsa o balık dondurucuya girip ertesi günü çıkartsam da bana göre tadı çok değişiyor.Ondan asla balık koymam dondurucuya.

Geçen aklıma düştü patlıcanlı balık yapmak da tarifi nasıl olsa diye düşündüm ve karnıyarık olarak yapmaya karar verdim.Esasında yuvarlak dilimler üzerinde levrekleri koyup kat kat döşeyip fırına atmaktı isteğim.Gel gelelim istediğim gibi patlıcan ne bostan ne normal büyüklükte kemer patlıcanı bulamadım pazarda.Markete gitmeye de ben erindim.Pazarda bulduğum şekilsiz patlıcanlara razı oldum.

Hani diyorlar ya mevsiminde yiyin sebzeleri,vallahi ben bu mevsim seviyorum patlıcanı çekirdeksiz içleri pamuk gibi oluyorlar.Varsın bu da benim sağlıksız beslenme haneme eksi olarak yazılsın.

Sözün özü tarifimi deneyin hiç pişman olmazsınız derim,harika yakışıyor balıkla patlıcan ve tarif aşağıda.
 Malzemeleri:
1 Adet büyük levrek
3 Adet patlıcan 
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Adet orta boy kuru soğan
1'er çay kaşığı kara biber,kırmızı pul biber,garam masala
1 Tatlı kaşığı tuz
3-4 Adet yeşil biber
1 Adet ufak kırmızı kapya biber
1 Ufak domates
Kızartma için bol fındık yağı
Maydanoz
Tarifi:
Balıkçıdan rica edip levrek balığını dikkatli kılçıksız olarak fileto yapsınlar alalım.

Patlıcanları yıkayıp saplarını kesip yol yol soyalım.Üzerlerine kızartırken yağ çekmemeleri için bol tuz serpip yarım saat kadar beklemeye alalım.

Kuru soğanı yemeklik doğrayalım kuşaneye tereyağ ve fındık yağını alıp eritelim.Doğradığımız kuru soğanları ilave edip karamelize olana kadar kavuralım.İnce doğradığımız biberleri katalım.

Levrek filetoları kuş başı doğrayıp ilave edelim.Nazikçe balıkları hırpalamadan arada karıştırarak sotelemeye devam edelim.

Baharatları ve tuzunu ilave edelim.İnce yemeklik doğradığımız domatesi katalım domates suyunu çekip pişince ateşin altını kapatalım.

Patlıcanları bol suyla bir kaç defa yıkayıp fazla tuzundan arındıralım.Derin tavaya bol fındık yağı koyup kızdıralım.Patlıcanları kurulayıp bütün olarak yarı diri kıvamda kızartıp kağıt havlu üzerine alıp fazla yağlarından arındıralım.

Fırın kabına alalım kızaran patlıcanları ortadan bıçakla kesik açıp her iki yana doğru genişletelim.Bu boşluğu levrekli iç malzeme ile eşit olarak dolduralım.

Üzerlerine yarımşar çeri domates bir kaç parça kesilmiş yeşil biber ve maydanoz yaprakları koyalım.

Bir çorba kaşığı dolusu biber+domates salçasını sıcak su ile açalım.Tepsinin kenarından dökelim.

190 derece ısıya ayarladığımız sıcak fırına atıp üzerleri kızarana kadar pişirelim.İnmesine yakın isteğe göre kaşar peyniri rendeleyip veya ince keserek ilave edelim.Tekrardan fırına sürüp kaşar peynirler eriyene kadar tutalım.
Sıcak olarak servise sunalım.Yanına pilav güzel yakışıyor.
Sevgilerimle bol balıklı günlerimiz olması dileği ile hoşça kalın..






Merhabalar.
Yazıma 2017 yılının bizlere sağlık,huzur,mutluluk,bereket ve hoşgörü getirmesi dileklerimle başlamak istiyorum.En en önemlisi güzel Ülkemin güzel insanlarının güzel yaşama kavuşmasını istiyorum yüce Rabb'im den.

Ve güzel bir kurabiye tarifi paylaşmak istiyorum bugün sizlerle.

Aklıma hep aniden geliyor yaptığım tarifler lezzetler ve hemen yaparsam yapıyorum yok yoksa unutuyorum ya da aman sen de boşver vişnap diyorum kendime ruh halim değişken oluyor ekseri.

Bu nefis kurabiyeler de aniden aklıma düşüp hemen giriştim yaptım oysa o kadar çok işim vardı ki bugün.
Sonuç nefis oldu kalan işlerimi de yaptım yarına yine işler var işlerin olmadığı tek bir günüm dahi olmuyor ki.

Sık sık yapacağım demirbaş kurabiye tariflerimden biri olarak notumu da aldım.
Tarifi:
1 Su bardağı toz şeker "250 gr"
125 Gr tereyağ
100 ml fındık yağı
1 Fiske tuz
 2 Adet yumurta
1 Limonun suyu
1 Limon kabuğunun rendesi
2-3 Yemek kaşığı mavi haşhaş tohumu
1 Paket kabartma tozu
3,5-4 Su bardağı elenmiş un
Tarifi:
Karıştırma kabına elediğimiz unun yarısını alalım.Üzerine bir fiske tuz ve elenmiş kabartma tozunu katıp harmanlayalım.

Toz şeker,oda ısısında ki tereyağ,fındık yağını ve yumurtaları kırıp ilave edelim.Bir limonun dış kabuğunu dikkatli olarak beyaz kısmına gelmeden rendeleyelim.Suyunu da sıkıp katalım kurabiye harcımıza.Haşhaş tohumlarını ilave edelim bir yandan elimizle yoğurmaya başlayalım.

Kalan elenmiş unu da kontrollü olarak bir yandan azar azar yoğurdukça hamurun aldığı kıvama göre ilave edip yoğuralım.Kurabiye hamurunun kıvamı yumuşak ele yapışmayacak bir hamur olsun.
Üzerini örtüp yarım saat kadar dinlendirelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.Kurabiye hamurundan cevizden küçük parçalar kopartıp yuvarlayalım.Üzerlerine bastırmadan fırın tepsisine dizelim.Ön ısıtma yaptığımız 180/185 derece ısılı sıcak fırına atalım.Yaklaşık 15 dakika kadar hafif pembeleşene kadar pişirelim.

Kendi tepsisinde soğumaya bırakalım.Ve servis esnasın da isteğe göre üzerine pudra şekeri serpelim.Yapacak olanlara şimdiden afiyetler olsun.

Notum:
Şayet kurabiyeleri sizler de benim gibi kıtır kıyır sert severseniz fırında daha uzun bir süre "çabuk kızardığı için yakmamak adına gözünüz fırında olmak kaydıyla" 20/25 dakika tutabilirsiniz.Ben bir daha yapışımda fırında pişirme süresini daha uzun tutmak istiyorum,aklınızda olsun.
SEVGİLERİMLE MUTLU YILLAR.<3











Merhabalar.
Bugün mutfağımda 2 tane kek yaptım biri iş yeri için fındıklı vanilyalı kek.Diğeri aşağıda ki bizler"Neçkom,Zeynom,Armes" ve de kendim için nefis enfes kabaran çikolatalı kakaolu kekim.

Fırın başında bekleyip takip ederken önce kabaracak mı endişesi sonrası güzel kabarmasını görünce bu defa ahh acaba kalıba yapıştı mı yoksa kendini beni üzmeden bırakacak mı düşünceleri ile kek yapmak bana göre benim için her zaman heyecan az kalp çarpıntısı ile geçen bir süreç oluyor:)
Neyse ki bu dediklerimin hiç biri olmadı da iş yeri için yaptığım fındıklı kekim biraz yamuk kabardı ama dokusu güzel tül tül efil efildi.Tadını daha sonra yiyenler dedi ki yine yeniden bizlere kek yap doyamadık lezzetine.Verdim yine en kısa zamanda kek sözünü.Onları şimdiden sabırsız beklemeler sarmıştır:)
Malzemeleri:
2 Adet büyük "L" yumurta
1 Su bardağı toz şeker "250 gr"
Yarım su bardağı fındık yağı veya "sıvı yağ"
1 Su bardağı süt "250 ml"
1 Çay bardağı ılık su "150 ml"
Bir kaç damla rom aroması "5/6 damla ilave ettim"
Yarım çay bardağı kırık fındık
4 Yemek kaşığı kakao
1 Paket bitter çikolata "80 gr"
1 Paket kabartma tozu
Çay kaşığı uçu ile karbonat
Aldığı kadar elenmiş un "koyu boza akışkanlığında"
 Tarifi:
Keki yapmadan önce kek malzemelerini yarım saat önceden buzdolabından alıp oda ısısında bekletelim.

Karıştırma kabına yumurtaları kıralım,toz şekeri ilave edip şeker eriyene kadar çırpalım.
Fındık yağını,sütü ve ılık suyu ilave edip çırpmaya devam edelim.Kakaoyu ve rom aromasını katalım.

Elenmiş unu kontrollü olarak ilave edelim bir yandan çırpalım"kıvamı koyu boza akışkanlığında olacak"Çikolatayı micro dalgada eritip katalım.Kabartma tozu ve karbonatı eleyerek karışıma ilave edip kaşıkla alttan üste doğru karıştırıp yedirelim.

Baton kek kalıbını yumuşak margarinle yağlayıp unlayalım.Fazla unlarını kalıbı ters yüz ederek silkeleyelim.Kek karışımını kalıba boşaltıp üzerine kırık fındıkları eşit olarak serpelim.Ve düzgün kabarması için kalıbı tezgaha hafifçe vuralım.

165 derece ısıya ayarladığımız soğuk fırına atalım kabarmaya başladığında fırın ısısını 170/175 derece ısıya çıkaralım.İlk yarım saat kesinlikle fırın kapağını açmayalım.

Kek kabarıp kalıbın yanlarından ayrılmaya başladığında içine kürdan batıralım.Temiz çıktığında dışarı alıp nihale üzerinde ilk sıcağının çıkmasını bekleyelim.İsteğe göre üzerini çikolata sos ile süsleyelim veya pudra şekerini eleyerek serpelim.İşin bu süsleme kısmı kişinin isteğine kalmış göze hoş görünüyor ve sonrası dilimleyerek servise sunalım.
Sevgiler..