Vişnap

Merhabalar..
Bugün benim hiç sevmediğim dana dil pişirdim.Önce sirke sarımsak soslu çorba mı olsa dedim.Son an vazgeçtim söğüş olarak dilimleyip bıraktım.Elbet suyunu atmayıp,dondurucuya kaldırdım ilerleyen günler de meyaneli bir çorba yaparım.

Azıcık ucundan tadına baktım gayet güzel lezzeti de ben neden sevemiyorum onu da bilmiş değilim.Bir kaç defa zorladım kendimi ıhh yok olmuyor olmazlarda bıraktım daha da kendime ısrar etmeyeceğim.
Malzemeleri:
1 Adet dana dil
Su
Kara biber
Tuz
Tarifi:
Dana dili bir kaç su yıkayalım ve yarım saat kadar soğuk su da tutalım.Suyunu süzüp düdüklü tencereye alıp üzerine 4 parmak geçecek kadar soğuk su ve tuzunu ilave edelim.Kapağını kapatıp ocağın en hızlı gözüne alalım.
Tencere sinyal verip buhar çıkmaya başlayınca hızlı ateşi kısığa getirip 1-1,5 saat arası pişirelim.

Pişme sonun da buharın çıkmasını bekleyip kapağını açalım.Dilin üzerinde ki beyaz katmanı sıyırıp atalım."Burası işin en gıcık olduğum kısmı" bir ürperti sarıyor beni bu aşamada:)

Soğuyan dili bir parmak genişliğin de kesip servis tabağına alalım.İsteğe göre üzerine haşladığımız sudan bir kaç kaşık ilave edip karabiber serperek söğüş olarak servise sunalım.İsteyen limon suyu da ilave edebilir tercihe kalmış.

Ben hiç bir şekli ile tercih edip yemediğim için sadece sofrada yiyenleri seyrediyorum.:)
Sevmiyorsun ne diye pişiriyor derseniz eee sevenleri var yesinler mahrum kalmasınlar bu lezzetten diye derim:)
SEVGİLERİMLE..




Merhabalar.
15 Nisan itibari ile eylül ayına kadar sürecek olan yeni bir balık av yasağına girmiş bulunduk.Üzüldüm gider ayak son bir hamsi alıp yemek istedim yasak öncesi ama tezgahlarda ki hiç bir hamsi güzel taze değildi ha gelir tazesi dedikçe hamsi yerine yasak geldi.
Sağlık olsun Eylül ayı gelip balıkçılar balıklara vira dediğinde ilk alacağım balık hamsi olacak şayet ölmez sağ kalırsam:)Ölürsem de hayrıma bol bol hamsi pişirip dağıtsın ardımda bıraktıklarım:)

Neyse ki bu yıl olta balıkçılığını serbest bırakmışlar artık ümidimiz istavritler de.Bari onlar bizi kendilerinden mahrum bırakmasalar değil mi?
Haaa var kültür balıkları ama hiç deniz balığının yerini tutar mı o balıklar.!

Balık yoksa mutfağım da ben de bir güzel enginar çanağında karides pişirir ve de afiyetle yerim.

Önemli not:
Karidesleri haşladıktan sonra sırt kısmında ki siyah ipçikleri mutlaka temizleyelim.
Her ne kadar ayıklanıp temizlenmiş olsa da dondurulmuş karidesler neden bilmem bağırsakları olan o siyah kısımları temizlenmiyor.

Dolayısı ile iş bize düşüyor her ne kadar el oyalasa da şart illa ki temizlenmesi gerek.Sırf bundan dolayı dışarı da karides yemiyorum.İşin ticaretini yapanların hiç işi yokta o bağırsakları temizleyecekler.!

Malzemeleri:
1 Paket dondurulmuş karides
4 Adet enginar çanağı
1 Çay bardağı sızma zeytinyağ
1 Adet limonun suyu
1 Çay kaşığı tuz
1 Kahve kaşığı toz şeker
Karabiber
Maydanoz
Tarifi:
Karidesleri kaynar suya atıp yarı diri kalacak kıvamda haşlayalım.Ilındığın da mutlaka sırt kısmında ki siyah ipçikleri alıp temizleyelim.
Kuşaneye yarım limon suyunu ve bir çay bardağı sızma zeytinyağını alalım tuzu,toz şekeri ilave edelim karıştıralım.
Üzerine sudan geçirip limon suyu ile ovduğumuz enginar çanaklarını dizelim.Üzerlerine yarı diri kıvamda haşladığımız karidesleri koyalım.
Enginarların üzerini az geçecek kadar tencerenin kenarından soğuk su koyalım.Orta ısılı ateşte arada kontrol ederek pişmeye bırakalım,gerekirse az sıcak su ilave edelim.Enginarlar iyice yumuşayıp suyunu çekip kendi yağına kalana kadar pişirelim.

Kendi tenceresin de soğutalım.Daha sonra düzgünce servis tabağına alalım.Üzerlerine ince kıydığımız maydanozları serpelim ve kalan diğer yarım limon suyunu eşit olarak gezdirelim.Taze çektiğimiz karabiberini de serpip soğuk olarak servise sunalım.
Yapacak olanlara afiyet olsun.
Aklım da var daha bir sürü enginarlı ve karidesli tarifler ilerleyen günler için de nasip olup yaptıkça İnşaAllah burada paylaşacağım.Bunlardan biri de sanırım karidesli börek olacak.!
SEVGİLERİMLE..











Merhabalar.
Ve bahar geldi geliyor benim mevsimim en çok sevdiğim en huzur bulduğum mevsim.Bu mevsimde köylere gitmeyi yeşerip uyanan doğa,çiçeklenen dalları ağaçları seyretmek o temiz havayı içime çekmek için doğanın kucağına kendimi atasım gelir hep.
Kış mevsiminden kalma tahin helvası vardı yendi bir kısmı yenmeyen kısmı durdu durdu kimsenin yüzüne baktığı bakacağı da yok.

Bahardan sonra yaz gelecek en iyisi hemen tahin helvasını değerlendireyim diye mutfağa gittim.Kek daha öncesi tahin helvalı kek yapmıştım.Hatta tahin helvalı sigara böreği dahi sarıp pişirip yemiştik o da ayrı bir güzel oluyor.
Tek seçenek kaldı kurabiye yapmak neden olmasın dedim ve çok güzel oldu kıyır kıyır ağızda dağılan miss benim demirbaş kurabiye tariflerimin arasına aldım bile kendisini.
Malzemeleri:
100 Gr yumuşak margarin
1 Ufak çay bardağı fındık yağı
3 Yemek kaşığı nişasta "tepeleme"
3,5 Yemek kaşığı pudra şekeri "silme"
1 Fiske tuz
1 Adet yumurta
150 Gr tahin helvası "sade"
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
5/6 Yemek kaşığı kavrulmuş susam
Tarifi:
Susamları önceden teflon tavada yağsız olarak arada karıştırarak kavuralım.Kenara alıp soğumasını sağlayalım.

Tahin helvasını çatal ile iyice ezelim.Şayet tahin helvası çok kuruysa bir kaç kaşık süt ile yumuşatıp ezelim.Benim tahin helvam fazla kuru olmadığından çatal ile ezmek yeterli geldi.
Karıştırma kabına bir yumurtayı kıralım üzerine yumuşak margarin,fındık yağı,nişasta,pudra şekeri,bir fiske tuzu,ezdiğimiz tahin helvasını ve kabartma tozunu ilave edelim.Unu kontrollü ve eleyerek ilave edip bir yandan elimizle kurabiye hamurunu yoğuralım.Kıvamı yumuşak ele yapışmayacak duruma geldiğinde un ilave etmeyi bırakalım.
Bu aşamada kavrulmuş susamı katıp susamı hamura yedirene kadar tekrar yoğuralım.Üzerini örtüp yarım saat dinlendirelim.

Fırını 180 derece ısıya getirip ön ısıtma yapalım.Kurabiyelerden cevizden az büyük parçalar koparıp elimizle yuvarlayarak veya herhangi bir istediğimiz şekli verelim.
Yağlı kağıt serdiğimiz tepsisine dizip 180 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atalım.Altı üstü pembeleşene kadar pişirelim.Tepsisinde soğutup çay kahve eşliğinde servise sunalım.
Dediğim gibi çok güzel bir kurabiye oluyor şayet ki "sevmeyen yoktur" siz de ben gibi kıyır kıyır ağızda dağılan kurabiyeler seviyorsanız mutlaka yapmanızı tavsiye ederim pişman olmazsınız.
Yaptıkça yapasınız gelir.Hatta öyle bir bağımlılık yapıyor ki illa mutfakta bir köşede bu muhteşem kurabiyelerden olsun istiyorsunuz,artık karar sizlerin.
Hoş geçsin günleriniz.SEVGİLERİMLE..








Merhabalar..
Geçtiğimiz hafta sonu benim canım can dostum elif  Elet'im ziyarete geldi gelirken de çok sevdiğim Kars'ın en güzel yöresel lezzetlerinden ayazda kurutulmuş "KAZ" getirmişti.

Dedim ona ki kazı yıkayıp tencereye atıp pişirmek sana ait Elet'im sizin yörenin lezzetini bir KARS'lı olarak sen pişirmelisin.
Hem sen onu pişirirken çaylar kahveler ve de kurabiyeler benden ayağına kadar servisi de bana ait ama ilk bardağa kadar sonra ki çayların servisini hepsini sana devrediyorum deyip kahkaha ile güldük bu teklifime:)

Firik pilavını pişirmek ise bana aitti ve ikimiz birden geçtik mutfağa akşam yemeğine yetiştirmekti niyetimiz.
Kaz suyuna kaz etli firik pilavımız bir olay oldu akşam yemeğinin en gözde yemeğiydi yanında yaptığım karamelize soğanlı ciğer kavurması ise pek sönük kaldı:)
Malzemeleri:
Yarım adet kaz "pişirmek için yeterince su"
1 Su bardağı firik "300 gr"
Yarım su bardağı iri bulgur "125 gr"
2,5 Su bardağı kaz suyu
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Çay kaşığı toz şeker
1 Çay kaşığı tuz
Tarifi:
Kazı bir iki su yıkayıp üzerini iki üç parmak geçecek kadar su koyup ateşe alalım.Orta ısılı ateşte kaz pişip kemiklerinden ayrılana kadar kapağı kapalı olarak pişirelim.Suyu azaldıkça az az sıcak su ilave edelim.Pişince etini kemiklerinden ayırıp irice didelim suyunu da süzelim hazırda bekletelim.Buraya kadar olan kısmını Elet'im yaptı ben onun adına sizler için yazdım.

Not:Etlerinden ayırdığımız kemikleri hemen öyle asla atmıyoruz onları sıyırıp yemesi çok güzel oluyor değil mi Elet'im:))

Diğer yanda firik ve bulguru ayıklayalım,yıkayıp süzgece alalım süzülsünler.
Kuru soğanları piyazlık veya kabaca yemeklik doğrayalım.Ben piyaz olarak kestim.

Pilav tenceresine tereyağını alıp eritelim piyaz kuru soğanları atıp kısık ateşte iyice karamelize olana kadar kavuralım.Tuzunu,kırmızı pul biberini ve 1 çay kaşığı toz şekeri ilave edelim.
Süzgeçte süzülmüş olan firik ve bulguru da alalım tencereye ve üzerine ölçülü olarak iki buçuk su bardağı sıcak kaz suyunu üzerine dökelim.
Önce bir iki taşım orta harlı ateşte kaynatalım firiği sonrası ateşi kahve ocağı kısmında en kısığa getirip hafif suyunu çekmeye başlarken iri dittiğimiz kaz etlerini de katalım.Usul usul pişmesini temin edelim.Tamamen suyunu çekip pişen firiğimizi beş on dakika demlendirip dinlendirelim.

Ve sonrası "kaz suyuna kaz etli firik pilavı"nı sofrada sıcak olarak yanında soğuk ayran meyve suyu eşliğin de servise sunup mutlu sona ulaşalım.

İkimiz de nasıl mutlu olduk nasıl dolu dolu yaşadık 2 günlük hafta sonu tatilini.
Böylesi güzellikler neden bilmem her zaman çabuk bitiyor.
Bitti gitti geldi pazar günü ve hüzünlü veda zamanıydı.Yine Eksik kaldı tamamlanmadı sohbetimiz hasretimiz:(

Elet'im biliyorsun benim en büyük duam her zaman her an dileğim yüce Rabb'imden buraya İstanbul'a gelmen bana çok yakın olman.İnşaAllah hacet kapılarının ardına kadar açık olduğu ana denk gelir dualarım kabul olur.Seni seviyorum.<3
SEVGİLER..

























Merhabalar.
Yer elması en çok sevdiğim zeytinyağlılar arasında ilk başlarda yer alır her zaman.Mevsimi gelip onları o yamru yumru halleri ile pazarcı tezgahlarında görünce dayanamam hemen alır pişiririm.

Bazı zamanlar çiğden salatasını yaparım hatta arşivim de var da ahh bu ben biraz ihmalciyim yayınlasam ya bir an önce değil mi?

Bu sefer içine bir kaç adet kuru kayısı kattım ve lezzetini ikiye katladım desem.Ne dersiniz daha öncesi denemediyseniz deneyin derim.

Unutmadan mutlaka soğuduktan sonra üzerine bol kuru nane serpin çok yakışıyor.Öyle dedikleri gibi üzerine dereotunu maydanozu boşverin varsa yoksa illa da kuru nane diyorum.
Malzemeleri:
500 Gr yer elması
1 Orta boy kuru soğan
1 Orta boy havuç
4/5 Adet iri kuru kayısı
1 Yemek kaşığı pirinç
1 Çay bardağı sızma zeytinyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağı
1 Kahve kaşığı tuz
1 Kahve kaşığı toz şeker
Kuru nane
Tarifi:
Kuşaneye fındık yağını alalım.Üzerine minik doğranmış kuru soğanları ve iri rendelenmiş havuçları alıp hafif karamelize olana kadar soteleyelim.Kuru kayısıları uzunlamasına dilimleyip ilave edelim.

Yer elmalarının kabuklarını sebze soyucu ile soyup istediğimiz şekil dilimleyip yıkayıp ilave edelim sotelenmiş soğanlara.Bir yemek kaşığı pirinçi ve bir çay bardağı sızma zeytinyağını ilave edip üzerini yarım parmak geçecek kadar sıcak su katıp yer elmaları yumuşayıp pirinçler uzayana kadar pişirelim.Pişme süresinde tencereyi arada sallayarak pişirelim.

Tenceresin de dinlendirip soğutalım.Daha sonrası servis tabağına alıp üzerine bol kuru nane serpip servise sunalım.
Not:Yer elmalarını ya benim gibi tencereye katacağınız son an soyup ilave edin.Ya da daha öncesi soyarsanız kararmaması için limonlu su içinde bekletin.
Bir de gözünüz ateşte olsun çünkü yer elması çok çabuk pişen bir sebze.
"SEVGİLERİMLE"




Merhabalar.
Soğanlı hamsiyi uzun zaman önce ilk Görele'de alt kat komşum da yemiştim.Hamsi pişireceğim gel yiyelim deyince bildiğimiz klasik mısır unlu hamsi yiyeceğiz sanmıştım.

Baktım kuru soğanları halka halka doğruyor,maydanozları kıydı bunları ne yapacaksın dediğim de hamsiyi pişireceğini söyledi.
Eeee hamsi pişiyor ya ocakta dedim,dedi altı pişiyor ters yüz edip üzerine koyacağım soğan halkalarını maydanozları.İlgimi çekti dikkat ettim eğer beğenirsem ben de yaparım düşüncesi ile merak içindeydim.

Ve hamsi pişti sofra kuruldu ben hiç bir yemeğe bakmadan direk hamsi aldım tabağıma.İnanılmaz şahaneydi soğan pişip kızarmış hamsiye olağanüstü lezzet katmıştı ki ben aslında soğan kızartması kroketini vs vs pek sevmem.Ama bunda soğan adeta başroldeydi lezzet konusunda.
O gün bugündür sık sık bu şekli ile çok pişirdim inanılmaz seviyorum hamsinin kokusu dahi hafifliyor bir başka güzelliğe bürünüyor.

Ve bugün bu çok çok kolay tarifi nihayet sizlerle paylaşmak nasip oldu.Hani bilenimiz vardır benim gibi bilmeyenimiz tatmamış olanımız vardır.Yazalım dursun bu köşede tarifimiz.
Malzemeleri:
500 Gr hamsi
1 Ufak su bardağı mısır unu
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Adet orta boy kuru soğan
Çeyrek demet maydanoz
3 Yemek kaşığı fındıkyağ
1'er çay kaşığı kırmızı toz biber,kekik
Tarifi:
Hamsileri balıkçıdan temizlenmiş olarak alalım, orta kılçıklarını çıkartıp bol  suyla yıkayalım.Süzgeçe alıp süzülmelerini temin edelim.

Tepsiye mısır ununu alalım tuz ilave edip harmanlayalım.Kuru soğanın kabuklarını soyup kalınca halka olarak keselim.Maydanozları yıkayıp ince olarak doğrayalım.

Süzülen hamsileri mısır ununa bulayıp fazla unlarını silkeleyelim.

Balık tavasına bir bir buçuk yemek kaşığı kadar fındık yağını alıp kızdıralım.Hamsileri kuyruk kısımları ortada olacak şekilde aralık bırakmadan sık olarak dizelim.Ve orta ateşte kızarana kadar pişirelim.Düz kapağı ya da düz bir servis tabağı ile balıkları alt üst edip tavaya diğer bir buçuk yemek kaşığı fındık yağını alıp kızdıralım ve hamsilerin diğer yüzünü yerleştirelim.

Üzerine halka halka doğradığımız kuru soğanları dizelim.Üzerine ince kıydığımız maydanozları ilave edip tuz ve baharatlarını serpelim.Kapağını kapatıp hamsilerin alt yüzü de pişip kızarana ve soğanlar da yumuşayıp hafif kızarana kadar ateşte tutup pişmelerini sağlayalım.

Servis tabağına alıp yanın da varsa ki olursa harika olur "mısır ekmeği" ile sıcak olarak servise sunalım.
Balık sezonu kapanmadan hazır tezgahlarda hala hamsiler varken mutlaka soğanlı da yapmanızı tavsiye ederim.SEVGİLERİMLE..




Merhabalar..
Bugün biraz yazmak istiyorum içimden ne geliyorsa hiç düzeltmeden kesmeden silmeden düşüncelerimi sesli olarak burada yansıtacağım.Madem blog gibi sesimi duyuracağım bir imkanım var blogların sessizliğine ses olayım istiyorum.

Sosyal medyanın evet bizlere bloglarımıza yaptığı olumlu katkıları kabul ediyorum ama bloğun önüne geçip ilk sırada yer almasına yer verilmesine itiraz ediyorum.Ne olursa olsun bloglar bizlerin öz evladıdır.!

Bazı geceler sevdiğim takip ettiğim blogları okumak için ziyaret ediyorum kimi zaman vakit darlığından pek yorum yazamasam da neler yazmışlar neler paylaşmışlar bizlerle diye büyük keyif alarak okuyorum.

Kimileri ki "bunlar çok çok azınlıktalar"sık sık güncelleniyor görüyorum okuyor ve çok seviniyorum.

Hele bazı çok değerli paylaşımları olan bloglar vardı ki inanın içim acıyor üzülüyorum üzerinden yıl hatta bazıların da yıllar geçmiş ve güncelleme bir yana unutulmuş üzgün öylece terk edilmiş bekliyor yazılarını yazan adminini merakla bekliyor özlemle hasretle.!

Her geçen gün blogların durumları geri gidiyor eski alakalar eski coşkular bana göre artık yok.Kişiler de blog okuma yazma istekleri kalmamış sanırım ki aksi olsa yine o kaybedilen heyecan ile bloglar güncellenir şenlenir renklenir sayfalar.!

Ben kendi şahsıma o eski neşeli güncellenen bir yürek bir el bloğunun üzerinde olan biz blogerlerin neden bloglarını atıl duruma düşürdüklerine pek anlam veremiyor bu duruma üzülüyorum.

Hani tamam instagram çılgınlık hepimiz kendimizi kaptırdık kaptırıyoruz sosyal medyanın dişli çarkı olan instagrama hırs ile hurra peşinde ardındayız.Bir elimiz beğeni tık diğer elimiz aman tarif yazayım buraya da beğeni takip olsun düşüncelerinde olunca kişiler de "BEN ŞAHSIM ADINA O DERECE KENDİMİ KAPTIRMADIM BENİM İÇİN ÖNCELİK BLOĞUM VE UMARIM HEP ÖYLE DE OLACAK OLMASI İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM."Tabii bu durumda bloglar da ikinci plana düşüyor haliyle.Ve bu durum bana göre çok üzücü.

Ne olursa olsun ben bloglarımla nefesim ruhum yetene kadar hep ilgileneceğim.Bunca işlerimin arasında her iki bloğumu birbirlerinden ayırmadan yazıyor yazıyorum.

Bazen sıkılıyor kapatıyorum pc imi günlerce açmıyorum.İşte o an bende bir endişe hasıl oluyor yoksa bende mi blogtan soğudum diye.Ertesi günü uyanıp işlerimi bitirip bir geçeyim diyorum ki bloğa Allah'ıma binlerce şükürler olsun aynı heyecanım isteğim devam ediyor.

Lütfen bloglarınıza bloglarımıza üvey evlat muamelesi yapmayalım onları daha da çok sevelim diyorum ve bugünün tarifini yazayım artık değil mi,bayağı bir dolmuş içim yazdım da yazdım.
Malzemeleri:
700 Gr Pırasa
2 Adet orta boy havuç
1 Çay bardağı kuru yaban mersini
Çeyrek çay bardağı pirinç
1 Çay bardağı sızma zeytinyağ
1 Kahve kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Tatlı kaşığı nar ekşisi
Tarifi:
Pırasaların ve havuçların dış kabuklarını soyup atalım.Yıkayıp pırasaları verevine 3 cm genişliğinde havuçları ince yuvarlaklar halinde keselim yıkayalım.

Kuşaneye havuç dilimlerini alalım bir yemek kaşığı fındık yağı ile hafif soteleyelim bir iki yemek kaşığı sıcak su ilave edelim.Havuçlar hafifçe yumuşasınlar.

Üzerine pırasaları,yaban mersinlerini,pirinçi,tuzu,toz şekeri ve nar ekşisi ile sızma zeytinyağını ilave edip bir iki dakika soteleyelim.Üzerini bir parmak geçecek kadar sıcak suyunu verip kapağını kapatarak orta ateşte pişmeye bırakalım.Pırasalar yumuşayıp pirinçler uzadığında ateşi kapatalım.
Kendi tenceresinde soğutup dinlendirelim.
Ve borcama alıp isteğe göre yerken üzerine limon suyu ilave ederek servise sunalım.
Yaban mersini ve nar ekşisi zeytinyağlı pırasa yemeğimizin biraz rengini değiştirip boyasa da inanın o ekşi mayhoş lezzeti için mutlaka denenmeli diyorum. Sevgilerimle..




Merhabalar.
Sütlaça,güllaça kakao çikolata vs  ilave ediliyorsa hele de zeytinyağlı yaprak sarma yufkaya sarılıp adına da dolmalı sarmalı börek deniyorsa ki zeytinyağlı yaprak sarma soğuk,börek sıcak yenir de peki bu sarmalı böreği nasıl servise sunuyorlar?Ne yaman bir tutarsızlık bu.!

Ben de hamsiden  çok güzel şinitzel yaparım.!


Ve bizim klasik hamsi tariflerimize inat biraz albenili cazip yaptım sundum servis ettim kendisini.Sonuçtan ben de ev de yiyenlerde memnun ayrıldılar sofradan:)

Hele ki "HAMSİ" mutluluktan buraları sonsuza kadar terk edip yerini diğer gelecek "HAMSİ"lere bıraktı.:)

Hamsinin orta kılçıklarını ayıklarken canım nasıl da sıkkındı.Ya gidip bir sürü ütü yapacaktım ki bana ütü yapmakta çok iyi geliyor iyi geliyor derken hiç sevmem ütüyü ama dedim ya can sıkkın olunca o sinirle o asap bozukluğu ile anlamıyorum ne kadar ütü yaptığımı bu tıpkı delinin doymaması gibi bir durum sanırım ben de ütülere doymuyorum:)


Tabii ben hamsileri tercih ettim,mutfağa gidip bir buçuk kilo hamsilerin orta kılçıklarını hiç bunalmadan sıkılmadan bir çırpıda çıkarttım.İki hamsiyi açıp iç kısımları birbirlerine bakacak şekilde üst üste getirip kapattım.Eeee geriye ne kaldı yumurtaya ve galete ununa bula kızart ister yemek,ister çerez niyetine ye.

Malzemeleri:
1 Kg hamsi
2 Adet yumurta
1 Büyük su bardağı galeta unu
Tuz
"Kırmızı soğan
Maydanoz
Sumak
Limon servisi için"
Tarifi:
Hamsilerin orta kılçıklarını çıkarıp bol su ile yıkayıp tuzlayalım ve süzülmeye bırakalım.Tabağa yumurtaları kırıp çırpalım.Diğer tabağa galete ununu koyalım.Tavaya bol fındık yağını koyalım kızdıralım,yağ derin olsun.

İki adet hamsiyi açıp iç kısımları birbirlerine bakacak şekilde üst üste getirip kapat.Hamsi filetoları önce yumurtaya sonra galete ununa bulayıp kızgın yağda alt üst ederek kızartalım.Kızaranları kağıt havlu üzerine alalım fazla yağlarından arındırmak için.

Servis tabağına maydanoz,sumaklı limonlu kırmızı soğan dilimlerini alalım ve hamsi şinitzelleri de yanlarına koyup servise sunalım.


Balıkla patates kızartması veya püresini beraber yemeği çok sevdiğimden evde olan püremi de beraber servis ettim.
Artık ev de o an  yeşillik olarak ne varsa katın servis edin mesela roka bende yoktu oysa ne de güzel yakışır roka balığa.
 SEVGİLERİMLE..
                                                                                                                     visnap.blogspot.com.



Merhabalar.
Bir evvel ki paylaşımım olan "Tavuklu Beşamel Soslu Bostan Patlıcanı FIRINDA"
tarifimde belirttiğim gibi o yemeğim de fazla gelip artan beşamel soslu tavuk sote malzemesine bir kaç dilim pastırma,kaşar peynir rende ilavesi ile harika bir börek yaptım.

Adı ne olsa diye düşündüm düşünürken fazla düşünmeye ne gerek var içinden gelen "Vişnap'ın Böreği" madem yaz gitsin ve bu da benim böreğim olsun.!

Böreğin iç harcı için beşamel soslu tavuk sotenin malzemeleri ve tarifi için lütfen link visnap.blogspot burada.Yeterli gelmezse yazımın sonuna da tahmini üç aşağı beş yukarı malzeme listesini ve tarifini yazdım.
Malzemeleri:
4 Yaprak yufka
1 Ufak borcam dolusu beşamel soslu tavuk sote
5/6 Dilim pastırma
1 Çay bardağı kaşar peynir rendesi
Ara Sos Malzemeleri:
1 Ufak su bardağı fındık yağı "150 ml"
Yarım su bardağı su "75 ml"
1 Tatlı kaşığı nişasta
Yumurta sarısı
Çörek otu
Tarifi:
Beşamel soslu tavuk sotenin iri kuşbaşı olan tavuk etlerini böreğin iç harcı için mini tavla zarı boyunda ufalttım.Pastırma dilimlerini ufalttım içine kattım.Bir çay bardağı daha kaşar peynir rende ilavesi ile hepsini alt üst edip harmanladım.Böreğim için iç malzemesi yeterli miktara geldi.

Böreğin ara sos malzemeleri için sos kasesine fındık yağı,su ve nişastayı alıp çırpalım.Tezgaha bir yaprak yufkayı alıp tam daire şeklin de açalım.Her tarafını fırça yardımı ile soslayalım.Üzerine diğer yufkayı yayalım üzerini soslayalım.Üst üste olan her iki yufkayı ikiye katlayıp yarım daire şekli almasını temin edelim.Ve tekrardan yarım daire yufkamızı da soslayalım.Katlamalarımız sonucunda yufka 4 kat olacak

Kenarları tırtıklı dikdörtgen kurabiye kalıbı ile dikdörtgen şekiller keselim.Kenarlardan fazlalık olarak çıkan minik yufka parçalarını ziyan etmemek için böreklerin orta kısmına koyalım bu çıkan yufka parçalarını hem iç malzemeyi tutması için zemin kavi oluyor.

Dikdörtgen yufkaların uç kısmına beşamel soslu tavuklu pastırmalı harçtan bir tatlı kaşığı koyalım diğer parçayı üzerine bastırmadan kapatalım.

Diğer iki yufkaya da aynı işlemleri uygulayalım.
Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine sıralayalım şirin börekleri.Üzerlerine yumurta sarısı sürüp isteğe göre susam çörek otu vs serpelim.
Ya da istediğiniz bir şekli verin.Kenarları tırtıklı yuvarlak kurabiye kalıbı ile de şekli çok güzel oluyor.Ben dikdörtgen şekli tercih ettim.

Yuvarlık tırtıklı kurabiye kalıbı ile bir başka şekil börek daha yapmıştım o da arşivimde duruyor bir ara onu da yayına vereceğim.
İç malzemeyi yeni yapacak olanlar için  beşamel soslu kaşar peynirli tavuk sote malzemeleri ve tarifi:
Yemeklik ince doğranmış bir ufak kuru soğanı ve ince doğradığımız bir adet yeşil ve yarım adet kırmızı kapya biberi bir yemek kaşığı tereyağ ile soteleyelim.

Tavla zarı boyunda doğradığımız 200 gr tavuk etini katıp sotelemeye devam edelim.

İstediğimiz baharatları yarımşar çay kaşığı ilave edelim."garam masala,cajun,kırmızı pul biber ve 1 çay kaşığı tuz."
Bir küçük domatesi ince doğrayıp katalım.Domates saldığı suyu çekene kadar pişirelim.

Diğer yanda 1 tatlı kaşığı tereyağ ile 1 tatlı kaşığı unu unun kokusu çıkana kadar kavuralım ve 1 çay bardağı soğuk sütü katıp hafif koyu kıvamda sos elde edelim.Çok koyu olursa kıvamı biraz daha soğuk süt katıp karıştırarak kaynatalım sosu.Ateşi kapatıp bir çimdik tuz ve muskat rendesi ilave edip harmanlayalım.

Beşamel sosu tavuk soteye katıp ince doğradığımız pastırmaları da ilave edelim.Yarım çay bardağı kaşar peynir rendesi katıp iç malzemesini hazır edelim.

Ya da benim gibi beşamel soslu tavuklu bostan patlıcanı yapın malzemeyi fazla tutun ertesi gün de bu nefis harika çıtır çıtır börekleri yapın derim.
Tercih sizlerin ama bu böreği mutlaka yapın.İster çerez niyetine yiyin akşam üzeri çayınıza eşlik etsin.Gecenin bir vakti acıktınız mı hemen bir yok yok bir yetmez iki üç tane atın ağzınıza açlığınızı yatıştırın.Her şekilde yemesi çok çok keyifli bir börek.SEVGİLERİMLE.





Merhabalar.
Öncelikle yazıma başlamadan önce bloğumun ana sayfasında ki hatalı arızalı görünümü için benim ve bloğumun kusuruna bakmayın lütfen.Arada krizleri tutup kendi başına bir görünümlere bürünüyor ve bu durum benim çok canımı sıkıyor:(
&&&
Geçenler de markete alışverişe gitmiştim harika bostan patlıcanlarını görünce dayanamayıp aldım.Hatta arkadaşıma söyledim o da aldı.

Uzmanlar her ne kadar mevsimi dışında sebze meyve tüketmeyin deseler de işte aksilik ben de inadına bu mevsim de patlıcanı seviyorum.Çekirdeksiz ve beyaz oluyor pamuk gibi.Arada bir kış boyunca ya bir ya iki defayı geçmiyor bu alıp pişirmelerim.

İç malzemenin birazı arttı,ne yapabilirim.? Börek olabilir ama ona da pek yeterli değil.Mutfakta çareler tükenmez.Bir kaç dilim pastırma biraz kaşar peynir rendesi ile harika bir börek olur olmalı olacak..
Sanırım bu tarifimden sonra yarın onu yapıp yayına veririm.
Malzemeleri:
3 Adet bostan patlıcanı
500 gr kuşbaşı tavuk eti "göğüs veya but"
2 Yemek kaşığı tereyağ +1 yemek kaşığı fındık yağ
1 Adet orta boy kuru soğan
2 Adet yeşil biber
1 Adet ufak kırmızı kapya biber
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı garam masala
1 Kahve kaşığı cajun
1 Adet orta boy domates
Bir kaç adet çeri domates,bir kaç biber halkası,bir kaç sap maydanoz yarım su bardağı kaşar peynir rendesi "üzerleri için"

1 Yemek kaşığı acı biber salçası
1,5 bardak sıcak su

Beşamel Sos Malzemeleri:
1 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı un "dolu dolu"
1 Su bardağı soğuk süt
Yarım su bardağı kaşar peynir rendesi
Bir tutam muskat rendesi
Bir fiske tuz
Tarifi:
Bostan patlıcanların kabuklarını yol yol soyup enlemesine ortadan ikiye keselim.Her tarafını tuzlayıp kenara alıp bekletelim.

Tavuk etini irice kuş başı doğrayalım.Teflon tencereye 1 yemek kaşığı tereyağını koyup eritelim.Tavuk etlerini ilave edip kapağını kapatarak kendi saldığı suyu çekip yağına kalana kadar arada karıştırarak pişirelim.

Kuru soğanı ince yemeklik doğrayalım,biberleri kabaca domatesi minik doğrayalım.Bir diğer tencereye 1 yemek kaşığı tereyağ + 1 yemek kaşığı fındık yağını alıp içine önce kuru soğanları atıp karamelize olana kadar soteleyelim.Tuzunu ve baharatlarını ilave edelim.Ardından biberleri ilave edip sotelemeye devam edelim.Domatesleri katalım saldığı suyu çekene kadar pişirelim.Ateşin altını kapatalım.Soğanlı harca pişen tavukları katıp harmanlayalım.

Tuzladığımız bostan patlıcanlarını bol suyla yıkayıp kurulayalım.Derin tavaya bol yağ koyup kızdıralım.İçine patlıcanları atıp her tarafını çevire çevire hafif pembeleşene kadar kızartalım.Kızaranları kağıt havlu serdiğimiz tepsiye tek sıra olarak alıp fazla yağlarından arındıralım.

Bir başka tencerede 1 yemek kaşığı tereyağını eritelim 1 kaşık dolu dolu un katıp unun kokusu çıkana kadar kavuralım.Üzerine soğuk sütü ilave edip çırpıcı ile pişene kadar karıştırarak pişirelim.1 Su bardağı kaşar peynir rendesinin yarısını beşamel sosa ilave edelim.Birer fiske muskat rendesi ve tuz ilave edip harmanlayalım.

Kalan diğer kaşar peynir rendesini üzerlerine koyacağız."ben unuttum"

Tavuk sotemizi beşamel sosla karıştırıp harmanlayalım.
Kızarttığımız bostan patlıcanların içlerini fazla inceltmeden bir kaşık yardımı ile alalım.

"Ben bu içlerin bir kısmını ince doğrayarak beşamel soslu tavuk sotenin içine kattım. Diğer kısmını da yapacağım börek iç malzemesi için kullanmak üzere kenara aldım."

Her bir yarım bostan patlıcan içine beşamel soslu tavuk sotesinden yeteri kadar koyalım.Üzerlerine birer ince dilim çeri domates,bir kaç biber halkası ve bir kaç sap maydanoz koyalım.

1 Yemek kaşığı acı biber salçasını 1,5 su bardağı sıcak su ile açıp tepsinin kenarından dökelim.
190 derece ön ısıtma yaptığımız sıcak fırına atıp pişirelim.Sıcak olarak yanında pilav veya patates kızartması ile servise sunalım.
Ben tavuğun göğüs eti ile yaptım sipariş verirken unuttum göğüs bonfile istedim.O an elimde olan buydu çarşıya gitmeye de zamanım yoktu.
Tavuk but eti ile daha daha çok lezzetli oluyor.
Bir de dediğim gibi bostan patlıcanları fırına verirken üzerlerine kaşar peynir rendesini koymayı unuttum.Sizler unutmayıp lezzetine lezzet katın.
SEVGİLERİMLE.