Vişnap

Merhabalar..
Kurabiyeler,bisküviler bu sıralar benim en rağbet ettiğim onlarla uğraşmak öyle keyifli ki hamuru yoğur istediğin şekli ver.
Bir kaprisli kek gibi seni ne üzer ne de yüzünü kara çıkartır.!
Kek ooof kek demek biraz hatta çokca kapris demek bana göre:)

Kek her zaman beni streslere salıyor ahh oldu mu kabardı mı hah kabardı ama sönmez inşaAllah maşaAllah diye diye streslerde oluyorsun işte..!
Bu stress kurabiyeler de,bisküviler de asla olmuyor sonuç belli yeter ki ölçülere sadık kal bir de onları sıcak fırına at yayılmasınlar.

Badem ezmeleri vardı yarısı yendi yarısı kaldı robottan geçirip ezdim  onları ve hemen bir yumurta sarısı bir iki bardak un vs ve yarım saat içinde hazırdı bisküviler.
Ve tarif aşağıda..
Malzemeler:
125 Gr tereyağ
2 Yemek kaşığı pudra şekeri "silme"
2 Yemek kaşığı nişasta
1 Adet yumurta "sarısı içine akı dışına
1 Yemek kaşığı sirke
Yarım su bardağı badem ezmesi
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un "2-2,5 su bardağı"
Üzeri için file badem
Tarif:
Hamur yoğurma kabına yumuşak tereyağını alalım.
Üzerine yumurta sarısını,sirkeyi,pudra şekerini,nişastayı ve kabartma tozunu ilave edip kontrollü olarak ve eleyerek ununu ilave edelim.
Bir yandan yoğuralım.
Hamurun kıvamı yumuşak hafif ele yapışan yumuşaklıkta olacak.
Buna göre un ilavesi yapalım veya bırakalım un ilave etmeyi.

Kıvama gelen bisküvi hamuruna badem ezmesini ilave edip yoğurarak yedirelim.

Yoğurduğumuz bisküvi hamurunun üzerini örtüp yarım saat civarı dinlendirelim.

Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.
Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp istediğimiz şekli vererek üzerlerine hafifçe bastıralım "bisküvi inceliğinde olması için"
Yok kurabiye formatında olsun derseniz yuvarlayıp üzerlerine hiç bastırmadan şekil verelim.
Bisküvileri önce yumurta akına batırıp ardından diğer tabakta ki file bademlere batırıp tepsiye aralarında boşluk bırakarak sıralayalım.

Fırın ısısını 160/165 dereceye getirip ön ısıtma yapalım ve sıcak fırına atalım bisküvileri.

Yaklaşık 10/15 dakika civarı üzerleri hafif pembeleşene kadar pişirelim.

Kendi tepsisinde soğutup çay kahve eşliğinde servise sunalım.
AFİYETLE..
SEVGİLERİMLE..




Merhabalar..
Neden yazılarım tariflerim bir sürü birikiyor anlamıyorum.!!
Bloğumda yazılacak yapılacak bir yığın işler var,bunlar hangi ara birikti.?
Gün 24 saat ve  bana yetmez oldu bugünler de..!

Fotoğraflarını çekip sayfa açıp yüklemişim bazılarını bakıyorum tariflerini yazamamışım.
Malzeme listesini yazmış ve sadece kısa notlar almışım yapılışı ile ilgili tamamı ise yok.
Zaten çoğu tariflerin yapılışı hep aklımızda ezberimizde arada malzemeler de ufak tefek değişiklikler oluyor kimi zaman.

Bunları böylesi bloğumda ki eksikleri tamamlamam lazım da ahh zaman yetersizliğim..!

Patlıcanlı pilavı ise geçenler de yapmıştım bu tarifin fotoğraflarını dahi sayfaya yüklememişim.
Sadece sayfa açmış başlık yazmış ve tek bir kare fotoğrafını yerleştirmiş bırakmışım öylece..!
Buradan başlayım bu gece bir kaç saatimi bloğuma ayırayım artık yoksa ne neydi hangisi hangisinin demelere başlarım kısa kısa notlar al al nereye kadar.?
Malzemeler:
2 Adet orta boy kemer patlıcan
1 Su bardağı jasmin pirinç "300 gr"
2 Su bardağı et suyu
2 Adet orta boy kuru soğan
2 Yemek kaşığı tereyağ
2 Yemek kaşığı kuş üzümü
2 Yemek kaşığı dolmalık fıstık
1 Çay kaşığı toz tarçın
1 Tatlı kaşığı yeni bahar
1 Çay kaşığı karabiber
1 Tatlı kaşığı toz şeker
1 Kahve kaşığı tuz
Çeyrek demet dereotu
Tarif:
Patlıcanları yıkayıp kabuklarını yol yol soyup minik tavla zarı boyunda ince olarak doğrayalım.
Süzgeçe alıp üzerlerine bir iki tatlı kaşığı tuz serpip yarım saat kadar beklemeye alalım.

Süre sonunda patlıcanları bol suyla bir kaç kere yıkayıp süzdürelim ve kurulayalım.Tavaya bol fındık yağını koyup kızdıralım.
İçine patlıcanları atıp yarı pembe olacak kıvamda kızartalım.Kızaran patlıcanları kağıt havlu üzerine alalım.


Pirinçleri de yıkayıp üzerini geçecek kadar sıcağa yakın ılık su ve bir tatlı kaşığı tuz ilave edip yarım saat kadar dinlenmeye alalım.

Kuş üzümlerini yıkayıp sıcak su içinde beklemeye alalım.

Bu arada kuru soğanları minik küpler halinde yemeklik doğrayalım.
Pilav tenceresine tereyağı alıp eritelim.
İçine kuru soğanları ve dolmalık fıstıkları atıp soğanlar karamelize olana kadar soteleyelim.
Üzerine 2 su bardağı et suyunu ilave edip kaynamaya bırakalım.

Pirinçi yıkayıp süzdürelim ve kaynayan et suyuna ilave edelim.Baharatlarını,tuzu ve toz şekerini ilave edip bir tur karıştıralım.
Bir taşım kaynayana kadar harlı ateşte tutalım sonrası ateşi kahve ocağı kısmına alıp en kısığa getirelim.

İç pilavın üzeri göz göz olmaya başlarken üzerine kızarttığımız patlıcanları ilave edelim.
Bir tur alt üst edip karıştıralım.
Pilav suyunu tamamen çekinceye kadar pişirmeye devam edelim.

Süre sonunda ateşin altını kapatıp ince kıydığımız dereotlarını ilave edip harmanlayalım ve 15 dakika kadar demlenmesini sağlayalım.

Ayran vs eşliğinde servise sunalım..AFİYETLE..
Not:
Genellikle pirinç pilavında su ölçüm bire bir buçuktur lakin jasmin pirinç biraz fazla su kaldırdığından bir ölçüye 2 ölçü su ilave ediyorum.
SEVGİLERİMLE...


Merhabalar..
Aşağıda miss gibi tereyağlı yemeğini yaptığım yeşil domatesler bahçemizden.

Biraz daha var onlardan ne yapsam diye düşünüyorum?
Reçel olabilir de ben reçeli kahvaltıyı pek sevmiyorum.
Turşu desem turşularla da aram pek yok.!
Durmadan yemeğini yapacak halim de yok.!

Artık kadere kısmete ne nasip olursa o olsun derken düşünürken ve veee turşuda karar kıldım.
Yarın öbür gün turşuyu kuracağım güzel olursa bir ara tarifini ve fotoğraflarını paylaşırım.

Yeşil domates yemeğini rahmetli annem yapardı ben çocuk olduğum için sevmezdim.
Bizim evde adı çoban yemeği olarak geçerdi.
Şöyle ki anneme sorardım anne bu yemeğin adı ne.?
Bana cevabı bilmiyorum bende anneme sorardım senin gibi anneannenin  bana cevabı çoban yemeği deyince tamam o zaman yeşil domates yemeğine bundan böyle biz de çoban yemeği diyelim kendi aramızda demiştim geçmiş günlerden birinde.

Bu arada annem babam kardeşlerim ve tüm ahirete gidenlere yüce Rabb'im mağfiret eylesin,yanlarına gittiğimiz de bizleri cennetin de buluştursun..
Malzemeler:
5 Adet orta boy yeşil domates
2 Adet kırmızı domates "çeri"
2 Adet orta boy kuru soğan
1 Adet yeşil köy biberi
1 Adet kırmızı kapya biber
1-1,5 Yemek kaşığı greçka "kara buğday"
Bir kaç sap dereotu
2-3 Adet kuru kayısı
1-1,5 Yemek kaşığı kuş üzümü
2 Yemek kaşığı tereyağ
1 Çay kaşığı acı toz kırmızı biber
1 Kahve kaşığı tuz
1 Tatlı kaşığı biber salçası
Tarif:
Yeşil ve kırmızı domatesleri yıkayıp kalın yuvarlak dilimler olarak keselim.Kuru soğanları iri yemeklik doğrayalım.Biberleri kabaca iri olarak keselim.

Kuru kayısıları yıkayıp küp olarak kesip kuru üzümleri yıkayalım.

Kuşaneye doğradığımız kuru soğan ve biberlerin yarısını koyup eşit olarak yayalım.
Üzerine kalın yuvarlak dilimlediğimiz yeşil ve ortadan ikiye kestiğimiz kırmızı çeri domatesleri dizelim.

Kuru kayısı ve kuru üzümleri aralara ve üzerine yaydıralım.

Biraz su ile açtığımız biber salçasını,tuzu,acı toz kırmızı biberi ilave edelim.

Kalan soğanlı biberli karışımı domateslerin üzerine yaydırıp yıkayıp süzdürdüğümüz  greçka "kara buğdayı ve ince kıydığımız dereotunu üzerlerine serpelim.

2 yemek kaşığı tereyağ ve yemeğin üzerini çok az kapayacak şekilde su ilave edelim.
Öncesi orta kuvvetli ateşte kaynayana kadar tutup daha sonrası kuşaneyi kahve gözüne alıp ateşi kısığa getirelim.
Kapağı kapalı olarak domatesler yumuşayıp suyu hafif sulu kalacak kıvamda oluncaya değin arada tencereyi sallayarak pişirmeye devam edelim.
Sıcak olarak yanında greçka pilavı veya makarna vs eşliğinde servise sunalım.AFİYETLE...
Ben şimdi bir akşam üzeri çayı içip yanında dün yaptığım antep fıstıklı çikolatalı kurabiyelerden bir iki yiyip "kurabiyelerin tarifi çok yakında gelecek"hemen yeşil domatesleri turşu için yıkayıp dilimleyip ön hazırlıklara başlayayım.
SEVGİLERİMLE..











Merhabalar..
Sakatat olarak bir dana pöç namı diğer "Öküz Dana Kuyruğu" kalmıştı denemediğim onu da aldım pişirdim ve yedim.

Ve tek kelime ile lezzeti süper tavan yaptı damaklarda..!

Şimdi biraz geçmişten bahsetmek istiyorum.
İlk dana kuyruğunu yıllar önceydi sakatatçıdan ciğer işkembe vs alıyordum yanımda bir bey pöç istedi satıcıdan;ben pöç  ne ola ki diye baktım.
Orada teşhir tezgahında ki sakatatlar içinde en sağda duranlardan aldı tarttı ve de verdi adama satıcı.
Ben de bu arada merak ettiğimden o beyle kısa bir pöç sohbetine girdim.
Nasıl bir şey ilk defa duydum vs gibi.
Bana dediği çok lezzetli bir sakatat bunu yediğinde daha da başka bir et aklına dahi getirmezsin.
Peki nasıl pişiriyor nerelerde kullanıyorsunuz gibi soruları peşpeşe sordum bana dediği patates yemeğinde kullanacağız ama tüm bakliyatlarda harika oluyor.
Öyle sade olarakta pişirilir yenir gibi açıklayıcı sohbet sonrası benim almak için hiç cazip gelip dikkatimi çekmemişti o an dana kuyruğu.
Tek güzel yanı çok çok ucuz olmasıydı.O gün fiatı 10.00 liraydı.

Geçen yine sakatatçıya gittim bu defa görünce alacağım dedim aldım ve eve geldim tandır usulü pişirdim.Ne olursa olsun denenmemiş lezzetleri denemekte fayda var.
Ama dana kuyruğu ismi yine de bana çok itici geliyordu.
Ben devamlı pöç diyeyim bu sakatata diye kendime telkinlerde bulundum.
Kg fiyatı bu arada aradan geçen zaman sonunda 20.00 liraya yükselmiş.
Yine de günümüz şartlarında çok çok ucuz.

Lezzeti mi?
Tek kelime ile muhteşem güzel oldu.
En kısa zamanda yine yeniden alıp bu sefer bakliyat "kuru fasulye,nohut"pişireceğim.
İlk defa yapacağım için tandır usulü içine hiç bir malzeme katmadan direk kendisini pişirdim ki nedeni dediğim gibi salt pöç tadını almaktı.
Malzemeler:
1,5 Kg dana pöç "dana kuyruk"
Tuz
İsteğe göre kekik,karabiber 
Tarif:
Ve gelelim bu enfes lezzetin çok çok kolay tarifine.
Sakatatcıdan hazır tekerlek halinde kesilmiş olarak aldığımız pöçleri çok güzel yıkayalım.
Arada suyunu değiştirerek soğuk suda suyu duru çıkana değin bekletelim ki kanlarından tamamen arınsın.

Pöçleri sudan çıkarıp kalın tabanlı çelik tencere veya döküm tencereye alalım.
Kapağını kapatıp ateşin altını orta ısıya getirelim.
Su salmaya başladığında tencereyi kahve gözü kısmına alıp ateşi en kısığa getirelim.
Kapağını uzunca süre hiç açmadan kendi buharı ile pişmeye bırakalım.
Pişmesine yakın açıp tuzunu ilave edip etleri alt üst edelim ve tekrar pişmeye devam ettirelim.
Taa ki etler iyice yumuşayıp kemiklerinden ayrılıp jöleleşene ve olanca suyunu çekip yağına kalana değin pişirelim.

Servis yapacağımız tabakları ısıtıp pöçleri üzerine alıp sıcak olarak yanında tereyağlı pirinç pilavı veya diğer herhangi bir pilav,patates püresi vs eşliğinde servise sunalım.
İsteyen yerken üzerine kekik,karabiber ilavesi ile yiyebilir ki benim de tercihim bu yönde.
AFİYETLE...
Pöç tavsiye eder miyim.?
Çok hemde en kısa zamanda alıp denemenizi tavsiye ederim daha öncesi denemediyseniz.
Hazır önümüz de soğuk kış günleri var tam zamanıdır derim.
Benim şimdi aklımda olan dediğim yine dana pöç alıp kuru bakliyat "kuru fasulye,nohut" pişirmek var.
SEVGİLERİMLE..





Merhabalar..
Balık buğulama dendi mi bana göre aşağıda ki tarifim gibi olması gerektiğini düşünüyorum.
İçine sebzeler girdiğinde o balık buğulama değil balık pilaki olur bana göre.

Ben rahmetli annemden bu şekil gördüm ve hep buğulama yapacağım zaman bu şekil yaparım.
Herkeslerin farklı pişirme yöntemleri vardır mutlaka..


Mesela bana göre kuru fasulye piyazı da içinde sadece kuru soğan,taze soğan ve maydanoz olur.
İçine istediğin sebzeleri kat ama o kuru fasulye salatası olur sadece.

Haydi bir tane daha aklıma geldi onu da yazayım.
Tas kebabının içinde asla patates olmaz olursa o yemeğin adı etli patates olur.

Gider ayak bir de çiğ böreğin hamuruna sirke yoğurt hatta kabartma tozu koymayın koyarsanız da adına çiğ börek demeyin o olsa olsa kıymalı börek olur.

Tamam bugün bu kadar yeter yazdığım.
Demeyin sonra ne çok biliyorsun diye ama napim ki az buçuk biliyorum neyin ne olduğunu:)

Ve harika hafif hatta diyet yemeği olarak tavsiye edeceğim balık buğulamanın çok kolay tarifini yazayım..
Malzemeler:
Yarım kg balık "yerli uskumru"
2 Adet orta boy kuru soğan
2 Dal taze soğan
Yarım demet maydanoz
Yarım limon
Taze çekim karabiber
Tuz
1 Adet defne yaprağı
1 Çay bardağı riviera zeytinyağ
1,5 Çay bardağı su
Tarif:
Uskumru balıklarının kafa ve kuyruklarını keselim,içlerini temizleyip yıkayalım.
Soğuk su içinde 10/15 dakika bekletelim ki kanları tamamen temizlensin.

Orta boy kuşaneye kabaca piyazlık doğradığımız kuru soğanların yarısını alıp eşit olarak yaydıralım.Üzerine uskumru balıklarını dizelim.
Balıkların üzerine kalan piyaz doğranmış kuru soğanları ve ince kıydığımız taze soğanları eşit olarak yayalım.
İrice maydanozları ilave edelim.

Yarım limonun kabuğunu soyup "acılık vermemesi için" yarım ay şeklinde doğrayıp balıkların üzerine koyalım.

Defne yaprağını ortadan ikiye bölüp ilave edelim.Taze karabiberini çekelim.Tuzunu ilave edelim.
Bir çay bardağı riviera yağı ve bir buçuk çay bardağı soğuk suyu üzerlerine dökelim.

Kuşaneyi orta ısılı ateşe alıp kaynayana kadar ilk beş on dakika kapağı yarı aralık olarak pişmeye bırakalım."balık kokusunu içeri çekmemesi için"

Balıklar pişmeye başlayıp renkleri beyazlamaya başladığında ateşin altını kısıp kapağını tam olarak kapatıp 10/15 dakika daha pişmeye bırakalım.
Sıcak olarak önden bir çorba ve yanında salata eşliğinde servise sunalım..AFİYETLE..
Not:
Balığın üzerinde ki limon kabuğu rendelerini görsele güzellik versin diye serptim ve öylece de bıraktım yerken onlar çiğ olduğu için acılık yoktu zaten çok azdılar
Herhangi her bir balıkla buğulamayı bu tarz yaparım her zaman.
Yakında Karadeniz hamsisi ile de böylesi hafif böylesi lezzetli bir hamsi buğulama yapacağım.
İş Karadeniz hamsilerine hele bir kavuşayım da..!
SEVGİLERİMLE..







Merhabalar..
Kasaptan rica ettim tantuni yapacağım lütfen kuyruk yağı ve eti uygun boyda kesip doğrar mısınız diye sağolsunlar istediğim gibi doğradılar.

Tarifimi yazmadan önce Mersin'lilerin affına sığınırım.
Yöresel lezzetlerin her zaman aslına sadık kalınarak yapılmasından yanayım.

Bu ev usulü bir tantuni hiç bir zaman sizin oraların tantunisi gibi olmaz ama bizlerin de Mersin'e uzaklara oralara gelme şansımız olmadığı için tantuni keyfinden de mahrum kalmayalım değil mi.!

Kendimce yaptım mutfağımda bir dana antrikot tantuni.
Aslını yerinde yeme şansım olmadığı için mukayese etme durumum yok.
Fakat bu yapıp yediğim tantuni müthiş çok çok lezzetli oldu.

Kim bilir Mersin'in sizin oraların ki nasıl muhteşem nasıl lezzetlidir.
Belki bir gün yolumuz düşer oralara KISMET...!


Malzemeleri:
600 Gr dana antrikot
100 Gr kuyruk yağı
1 Yemek kaşığı tereyağ
1 Yemek kaşığı fındık yağ
5/6 Adet yeşil biber
1 Adet chilli biber
1 Tatlı kaşığı tuz
1 Adet orta boy domates
1 Tatlı kaşığı kırmızı pul biber
1 Kahve kaşığı kırmızı toz biber
1 Tatlı kaşığı kekik
Lavaş ekmek
Tarifi:
Saç tava yoksa "wok tavayı" iyice kızdıralım.
Tereyağ ve fındık yağı ilave edip eritelim.
Tavla zarı boyunda ki kuyruk yağlarını ve dana antrikot etleri tavaya alıp yüksek ateşte arada kaşıkla alt üst ederek soteleyip mühürleyelim.

Ateşi orta kısığa getirip usul usul pişmesini sağlayalım.Kendi saldığı suyu çekmeye başladığında etlerin pişip pişmediğini kontrol ederek gerektiğin de yarım veya bir çay bardağı sıcak su ilave edelim.

Biberlerin saplarını kesip atalım,ince olarak keselim ve etlere ilave edelim.
Tuzunu ve kekik hariç diğer baharatları katalım.
Etlerin pişmesine yakın ince yemeklik doğradığımız domatesleri de ilave edelim.
Domatesler saldığı suyu hafif çekince ateşin altını kapatalım.
Kekiğini ilave edip harmanlayalım.

Servis tabağını hafif ısıtalım.
Lavaşı tavada ki etlerin üzerine bastırıp yağlanmasını sağlayalım.
Üzerine tantuni kebabından koyup kişilerin isteğine göre ister sararak dürüm olarak "benim tercihim her zaman dürüm olarak yemek" 
ya da tabakta porsiyon olarak servise sunalım.
Yanın da ayran ve acı biber turşusu ve yine isteğe bağlı olarak maydanozu unutmayalım.
Yapacak olanlara afiyetler olsun.

SEVGİLERİMLE










Merhabalar..
Palamut konserve tarifini ilk sevgili arkadaşım İnci'mde 2012 yılında bloğunda görmüştüm." inciyemek " 
Yapmak ise ancak bugüne nasip oldu.Tarif için çok teşekkür ederim zarif arkadaşım..

Ben iki yıldır üst üste lakerdasını yaptım hatta bu yılda nasip olursa yine yeniden palamut lakerda yapmak istiyorum.

Palamut konserve yapışım ise anide gelişti.
Aşağı sahile gittiğim gün tanıdık balıkçı sandalını kıyıya çekiyordu.
Muhakkak taze tutulmuş olta balığı vardır dememe kalmadan olta ile tuttuğu palamutları gördüm.
Hemen o an aldım 6 adet taze olta palamutları bundan daha alâ bir balık olabilir mi?
Sonuçta mis gibi taptaze olta balığı.!

Eve geldim buzdolabında bir gün önce alınan çinekoplar akşam yemeği için pişmeyi bekliyorlar.

Palamutların çokluğu çinekopların göz kırpması ben bu kadar balığı kısa süre de tüketemem ki düşüncesine daldım ve aklıma neden bir kısmı ile konserve yapmıyorum ki.!

Hemen kafasını kuyruğunu kestim benim palamutların o heybetli hali gitti ufaldılar:)
Olsun kafama koydum bir kere konserve yapacağım diye:)
Yıkadım su da beklettim iyice kanının gitmesi şart.!

Hemen sevgili İnci'min bloğuna gittim ve başladım hazırlıklara..

Benim çektiğim fotoğraflar evet güzel değiller hatta hiç güzel hiç albenili değiller farkındayım ama bu şartlarda ancak bu kadar alabildim görsellerini,zira kavanozları açma şansım yok.

Burada  önemli olan tarif diyelim ve ilerleyen günler de elbet kavanozu açtığımda tabakta sunum pozunu da ekleyeceğim.
Malzemeler:
3 Adet palamut balığı
Her bir kavanoz için
1 Çay kaşığı tuz
1 Çay kaşığı toz şeker
1 Yemek kaşığı fındık yağı veya "ayçicek yağı"
Bir kaç tane defne yaprağı ve tane karabiber "opsiyonel"
Tarif:
Kavanozları yıkayıp içlerini iyice kurulayalım hazırda beklesinler.
Kapakları mutlaka yeni olsun ve başlayalım konserve hazırlıklarına.

Palamutların kafa ve kuyruklarını kesip attım.
İç organlarını temizleyip bol su ile yıkadım.
Bütün halde iken kanlarının tamamen gitmesi için yarım saat kadar soğuk suda beklettim.
Arada bir iki defa sularını değiştirdim.
Kanlarından arınan palamutları süzgece alıp iyice süzülmelerini temin ettim.

Süzülen palamutları iki üç cm enliğinde kesip dilimleri düzgünce kavanoza yerleştirdim.
Her kavanoza birer çay kaşığı tuz ve toz şeker koyup bir yemek kaşığı fındık yağı ilave ettim.

Her bir defne yaprağını ikiye bölüp her bir kavanoza iki tane defne yaprağı ve bir kaç adet tane karabiberi hafif kırıp içine kattım.
İsteğe göre bunları "defne yaprağı ve tane karabiber" ilave eder veya etmezsiniz tercih sizlerin..!

Kavanozların kapağını çok sıkı kapatalım.Şayet benim gibi kuvvetiniz yetmezse yardım alın.
Kavanozları kapakları üstte olacak şekil de derin tencereye koydum.
Üzerlerine su ilave edelim, suyun miktarı kavanoz kapaklarını kapatsın.
Kaynarken kavanozların zarar görmemesi için aralarına temiz bir mutfak havlusu koyup sardım.

Ateşin altını yaktım,ilk kaynama noktasına kadar harlı ateşte daha sonrası orta harlı ateşte yaklaşık bir buçuk saat pişmeye bıraktım.

Bir diğer yanda da sıcak suyu hazır bulundurdum ki kaynayıp piştikçe suyu azalır kapaklar açıkta kalırsa sıcak su ilave ederim diye.
Bir buçuk saat sonra ateşin altını kapatıp kendi tenceresinde soğuttum.

Mutfak tezgahının az kullandığım kısmına bir mutfak havlusu serdim.
Soğuyan palamut konservelerini kapaklarından tutmadan orta kısımlardan kavrayıp tutup alıp tezgahta hazırladığım yere kapakları altta kalacak  şekilde ters çevirerek koydum.

24 saat hiç ellemeden beklemeye aldım.
Süre sonunda sızıntı olup olmadığını kapakların bombe yapıp yapmadığını kontrol edip dolap içine diğer turşuların reçellerin olduğu kısma aldım.Tabii artık kapaklı kısmı yukarıda olarak yenecekleri zamana kadar beklesinler.

İşte ne zaman açılıp ne zaman yenir onu da bilmiş değilim.İlk işim İnci'me sormak daha sonra o kısmını da buraya yazmak olacak.

Tadına lezzetine baktıktan sonra seversek ki büyük ihtimal seveceğimizi tahmin ediyorum.
Karadeniz Görele'nin Palamutları ile de yapmayı düşünüyorum.Bir de aklımda olan "HAMSİ" var.!

İnci'min dediklerine yüzde yüz inanırım tariflerine yüzde yüz güvenirim.
Diyorsa eğer tadı tıpkı dardanel ton balığı lezzetinde oluyor diye.
Bizler de ben de dardanel ton balığını çocukluğumdan bu yana hep artan büyüyen bir sevgi aşk ile çok sevmişimdir.

Şimdi sabırsızca beklemek düşer bizlere.!
SEVGİLERİMLE..

Not:
Dediğim gibi palamutlarım kafa kuyruk gidince ufaldılar hesap tutmadı ben sandım bir kavanoza bir palamut hesabı ondan her iki kavanozda yarım oldu.
Varsın olsun zaten bu alıştırmalık ben daha sonra yine yeniden ve daha büyük palamutlardan yapacağım.
Hatta öyle büyük olacak ki o Karadeniz palamutları bir tanesi bir kavanoza sığmayacak:)








Merhabalar..
Kabak tatlısını hiç sevmem kırk yıl yemesem aklıma dahi gelmezi bırak önümde pişip hazır olan kabak tatlısından bir çatal dahi almam.
Çok ısrar karşısında çatalın ucu ile lütfen bir lokma alır bırakırım onu da yutana kadar offf işte sevmeme nedeni bu ayan beyan ortada der kendimi teselli ederim...!
Vardır böyle buna benzer sevmediğim yiyecekler...!

Ve ben sevmesem de kabak tatlısını sevenleri seviyorum onlar için de pişiriyorum.

Bugün de çok pratik bir tarif ile pişirdim,gerçi kabak tatlısının her hali pratik pişirme bakımından.
Tek farklı yanı bu tarifte şekere yatırıp bekletmiyorsun yok bekletmiyor ama su ilave ediyorum ben dersen işte bunda su ilavesi de yok.
Doğra yıka fırın poşetine koy şekerini ilave et harmanla ver fırına.
Malzemeler:
1 Kg bal kabağı "doğranıp dilimlenmiş"
250/300 Gr toz şeker
1 Adet fırın poşeti
Üzeri için isteğe bağlı fındık ceviz içi,kaymak veya tahin pekmez vs
Tarif:
Fırın tepsisine yağlı kağıt serelim.Dilimlenmiş kabakları yıkayıp fırın poşetine koyalım.İçine toz şekeri ilave edip hafifçe alt üst edip harmanlayalım.

Fırın poşetinin ağzını paketin içinden çıkan klipsle bağlayalım.Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine alalım.Poşetin üzerini bir kaç yerden kürdan ile delelim.

200 derece ısıya ayarladığımız fırına atıp alt üst konumda kontrollü olarak yaklaşık 1 saat pişirelim.Kabaklar yumuşadığında tepsiyi fırından alalım.

Şayet üzerinin kızarmasını istersek dışarı aldığımız tepside ki poşeti yırtıp üzerini komple açalım ve tekrardan fırına atıp kızarana kadar fırınlayalım.

Kendi tepsisinde soğutup borcama alalım.

Bu aşamada üzerine ne isterseniz "tahin,fındık fıstık,ceviz veya pekmez,kaymak"ki bence en güzel yakışan ilave edip servise sunalım.

Ben daha sonradan hazırda fındık kırığım vardı üzerine bol olarak serpip servise sundum.
Sonuç olarak tek kelime ile lezzeti tadı MUHTEŞEM"oldu.Ya o pratikliği ve şekerde bekletmeme olayı onlar da bonusu deyip hepinize SEVGİLERİMİ yolluyorum..